Bütün mesele paketleyip kaldırabilmektir, başka bir şey değil.
“İnsan, unutamasa yaşayamazmış” denir. İnsan unutamaz, hiçbir zaman kaldırıp atamaz, paket yapıp raflara kaldıramaz. İnsan unuttuğunu sanır, kendini kandırır. Hayat boyu elinde kâğıtlar, paketlemeye çalışır.
Hatalarını paketlemek ister öncelikle. Kendisi hatırlamazsa başkaları da hatırlamaz zanneder. Ne kadar yükseğe kaldırırsa kaldırsın paketlerin yoluna düşeceğini bilmez, kabul edemez. Aptallığından değildir bu hâli, kendince kolaylaştırmaya çalışır hayatını. Şansını dener ama parlaktır paket kâğıtları, üzerinde rafya durmaz, kayar gider.
Hüzünlerini paketleyip sokaklara atar kendini, kalabalıklara karışır. Hiç yalnız kalmak istemez, insanlar biriktirir. Önüne geleni dost zanneder, zannetmek ister. Sesler duymak ister çevresinde durmaksızın, hüznünü bastırsınlar diye. Yalnızlığını paketleyip muhabbet meclislerinde içkiler yuvarlar ardı ardına, uyuşmak ister, hissetmemek için daha fazla. Tebessüm eder, kahkahalara boğulur. Ama kaygandır paket kâğıtları, açılır en olmadık zamanda. Islak bir soğuk çarpar yüzüne, hüzünler dökülür eteklerinden karanlığa.
Acılarını paketlemek ister özene bezene, “Hiç yaşanmamış gibi dursunlar,” der. Hiçbir şey hatırlatmasın olanları, bütün dünya unutsun diye bekler. Kat kat paketleyip sıkıca sarar. Kaldıracak tek bir yer bile bulamaz, gözbebeklerine saklar.
Kayalara çıkar en uzağa fırlatabilmek için. İster ki dalgalar götürsün başka sahillere. Açılır paket tam fırlatacakken, ayaklarına dökülür yalanlar. Fark eder ki dökülenleri bir bir toplamak çok daha zordur hepsini teker teker saymaktan.
Kanama dursun, bir yere değerse acımasın diye yaralar sarılır. Kimse dokunmasa da insan kendi yarasını kendi kanatır, kan dışarı taşınca yara açılıp yeniden sarılır.
Anılarını unutmak ister en çok da, hem de her türlüsünü. Kötü olanları çoğunlukla, güzel olanları ise sadece artık canını acıttığında. Ölenlerin arkasından toplar hatıralarını, bir bir dizer önüne. Yaraları yanmaya başlayınca toplamaya çalışır el çabukluğuyla, atmaya kıyamasa da. Sıkıca sarmaz paketini, fazla yükseğe de koyamaz. Hiç vazgeçemez o paketten, bir yandan sarar bir yandan açar ömrü boyunca.
Aslında her şey bitmemişse, gidenin ardından döküntülerini toplar. Sözleri, düşleri, geceleri, gündüzleri, saatleri, şarkıları, rüzgarları, yağmurları, en son da çarşafları toplar. Fotoğrafları yakar, külleri toplar. Ellerini kesmesin diye kırıkları toplar. Nihayet gözlerini yoklar, sıcak gözyaşlarını toplar. Paketi buruşturur, geçmişe yollar.
Yazlık giysilerini kaldırır gibi ümitlerini toplayıp kaldırır bir yaştan sonra. Gençliğini, güzelliğini, sıhhatini, yaşama sevincini de yerleştirir aynı hurca. Hiç bitmeyecek kışa yürür sırtında kalın kazağı, zihninde geçmişin fotoğraflarıyla.
Kâbuslarını paketlemeye çalışır gecenin karanlığında, bir bardak su arar el yordamıyla. Dualara sığınır, gözlerini yumar.
Her şeyi unutmak için paketlemez, hediye vermek ister bazen de. En güzel kâğıdı arar hediyesine, sevgisini göstermek için yollara düşer elinde paketiyle. Yolda rastlarsa bir buket de çiçek alır, saplarını paketletir çiçeklerin güzelliğini gölgelemesin diye.
Beyaz kumaşlara sarar kendini, kırmızı bir kurdele iliştirir beline. En güzel hediyesini vermek için paketlenir herkesin gözü önünde. Kendi kendisini de paketleyebilir, başkaları tarafından da paketlenebilir. Şansına ne gelirse... Kafasına varıncaya değin sarıp sarmalanır, tıkanır nefes alamaz, sesi boşlukta yok olur.
Kendisi paket olur bazen, kollarıyla sarar sarmalar sevdiklerini. Saçlarını uzatır beline kadar, sarabilmek için sevdiğinin tenini.
Geceler boyu tütünler sarılır, havada asılı dumanların altında şarkılar söylenir. Lâf lâfı açar, yakası açılmadık lâf kalmaz. Saat geç olunca komşular huysuzlanır, müzik kısılır. Yorgun notalar paketlenip sessizliğe yollanır.
Duvarlar dar gelince eşyalar toplanır. Kırılacaklar parşömene sarılır, bantlanan koliler kamyonlara atılır. Ne var ne yoksa toplanır, son bir kez aynaya bakılır.
Bazen sadece mutlu olmak ister, herkes gibi yaşamak. Bilmeden bir “hata” işler, masumiyetine gölge düşer. Ne yazık ki “ayıbını” örtmek başkalarına düşer. Zevkle yaparlar üstlerine düşeni. Günahı tescillenir, bir daha hiç açılmamak üzere paketlenir.


