anasayfa altTema Fantezi Fantezi Yaşam Kursu


Fantezi Yaşam Kursu

e-Posta Yazdır PDF

Konu: FYK Bülten-01

Değerli Katılımcımız,

Hepinizin, ayrılma-bireyleşme sürecinden itibaren çeşitli dönemlerde sıkıntı yaşadığınızı düşündüğünüzden, kendinizi didiklemek için kursumuza başvurduğunuzu biliyoruz. Her zamanki gibi kadın katılımcılar sayı olarak biraz daha fazla olmakla beraber, azımsanmayacak sayıdaki farkındalık geliştirmiş erkek katılımcılarımızı da cesaretlerinden ötürü tebrik ederiz. 6 hafta, 2 bölüm, 3 bültenden oluşacak kursumuza, belli periyotlarla elektronik posta kutunuzun içinde bulacağınız bülteni (bknz. şu an ekranda gördüğünüz metin) okumadan gelmemenizi rica edeceğiz. Kursun ilk günü afallamamanız için sizleri neden harem-selamlık oturtacağımızı şimdiden açıklama gereği duyuyoruz. Bildiğiniz gibi, kursumuz etkileşimli bir şekilde ilerleyeceğinden, kazara karşı cinsten biriyle birleşirseniz sizleri bir daha ayırmamız mümkün olmayacaktır; kurs süresince bunun sorumluluğunu almak hem bizim hem de sizin açınızdan riskli olacaktır. Kursu, çok değerli arkadaşım, kısa bir süreliğine karım, eski ayrılma-bireyleşme mağdurlarından Sevin Solmaz ve ben, Metin Açyürek, bizzat yürüteceğiz. Sevin Hanım kadın katılımcılarla, bendeniz ise erkek katılımcılarla ilgileneceğim. İçinizde hâlihazırda aşk acısı yaşamakta olan varsa, sizleri, o sürecin içinden çıkana kadar - çıkabilirseniz tabii - kursumuza kabul edemeyeceğimizi belirtmek isteriz.

Kursumuz, her hafta önceden belirlenmiş bir tema çerçevesinde oluşturacağımız örneklemler ve bunların standart sapmalarının incelenmesi üzerinden ilerleyecek, uygulamalı psikodrama tekniklerle de pekiştirilecektir. Kurs gündemimizin ilk bölümü, olayların gidişatına göre değişme ihtimalini içinde bulundurmakla beraber, kabaca aşağıdaki gibidir:

1. Hafta: Oryantasyon ve tanışma

2. Hafta: Kiralık çanta

3. Hafta: En fazla kaç evimiz olmalıdır?

 

Ara raporlamaya göre yapılacak elemeler sonucunda devam etmeye hak kazanacak katılımcılar için, 3. haftanın sonunda elektronik posta kutunuzun içinde bulacağınız Bülten 02’de kursumuzun 2. bölümünün temaları açıklanacaktır.

Kursumuzun üç etaptan oluşan ilk bölümüne katılmadan evvel yapılması gerekenler:

İlk hafta, olduğunuz gibi gelmenizi, sıkıcı da olsa prosedür gereği yapılacak oryantasyon konuşmalarımızı ileriki haftalarda nadiren bulabileceğiniz bir gevşeme ve uyuklama zamanı olarak değerlendirmenizi öneriyoruz. Tanışma süreci oldukça standart bir şekilde, merhaba-adınız-işiniz-nerelisiniz-burada ne işiniz var-sıradaki formatı üzerinden ilerleyecek, ardından doldurmanız gereken form (bknz. Ek1) dağıtılacaktır. 2. haftadan itibaren ciddileşmeye ve derinleşmeye başlayacağız:

2. hafta yapacağımız uygulama için www.sıkılınca-kirala.com web sitesinden en beğendiğiniz çantayı bir haftalığına kiralayıp, o çantayla (içi boş olarak) gelmenizi rica edeceğiz. Siteye girdiğinizde göreceğiniz üzere; aylık, haftalık hatta günlük olarak kiralanabilen her tür zevke ve bütçeye uygun çanta bulunmaktadır (sırt çantası, örgü çanta, her model marka çanta, evrak çantası, bohça, gece çantası vb.) Uygulamalı değiş-tokuş çalışmaları sonucunda yapılacak değerlendirmeye göre bir sonraki haftanın temasına uygun alt-gruplar belirlenecektir.

Not 1: Kurs sonunda çanta iadelerini biz yapacağımızdan, ortaya çıkması muhtemel ayrılık anksiyetesini gidermek için hemen başka bir çanta kiralayabilirsiniz fakat sonraki haftalarda kursa getirmeniz uygun olmayacaktır.

Not 2: Eğer hiçbir çantayı beğenmezseniz veya hepsini aynı derecede beğenirseniz kursa katılım kararınızı bir daha gözden geçirmenizi öneririz.

Ekstra ücret talep etmeden vereceğimiz destekleyici seminer hakkında bilgi için: (bknz. Ek 2)

Son olarak 18 yaş altında katılımcı kabul edemediğimizi, ‘orta yaşlı’ katılımcıların bu saatten sonra kurstan verim alıp alamayacaklarının garantisini veremeyeceğimizi, kendilerini oldukları gibi kabul etmelerini tavsiye ettiğimizi, yine de onları da aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtmek isteriz.

Ek1: Solmaz-Açyürek 0220 Fantezi Envanteri

Ek2: Fantezi/Gerçek Gerilim Hattı Yapılandırma

 

Fantezi düzeyinde kalmanız dileğiyle,

Fantezi Yaşam Becerileri Kurs Koordinatörleri

Sevin Solmaz ve Metin Açyürek

***

 

Konu: FYK Bülten-02

Değerli Katılımcımız,

Kursumuzun ilk üç haftasını iyi-orta-kötü anılarla geride bıraktık. Öncelikle, ilk hafta sonunda verdiğimiz birkaç fireyi saymazsak, genel eğilim olarak kursa bir çeşit bağımlılık geliştirmeye başlamanız sebebiyle sizleri tebrik etmek istiyoruz. Üç hafta sonunda, çok değerli arkadaşım, kısa bir süreliğine kocam, eski ayrılma-bireyleşme mağdurlarından Metin Açyürek ile yaptığımız değerlendirme sonucunda, birtakım katılımcıların fantezi ve gerçeği ayırt edemedikleri, 4. ve 5. haftalarda yaşanacak gerilimi ve 6. hafta yapılacak olan tatbikatı başarı ile atlatacak ego gücüne sahip olmadıkları ortaya çıkmıştır. Aşağıda isim vermeden açıklayacağımız örneklerde kendilerini tanıyan katılımcıların, kursun 2. bölümüne devam etmesi uygun görülmemiştir:

İlk bölüm-2. hafta 'Kiralık Çanta' uygulaması gözlemleri:

  • Çanta değiş-tokuşları sonrasında Kapalıçarşı Louis Vuitton çantanın sahibi ''gerçeğinden ne farkı var bunun?” diyerek kurs koordinatörüne çıkışmıştır. (yaş 48, ev hanımı)
  • Sırt çantası sahibi, değiş tokuş sırasında sırt çantasını almak isteyen bir başka katılımcıya “o artık benim bir uzvum, hayatta sırtımdan çıkaramam” diyerek kurs alanında koşmaya başlamıştır. (yaş 20, üniversite öğrencisi)
  • Değiş-tokuş sırasında taşları sökülen gece çantasının sahibi “dişlerim döküldü galiba, bir bakar mısınız?” yorumunu yapmıştır. (yaş: 37,  doktor)
  • Kurs bitiminde, evrak çantası sahibi, ısrarla “ölürüm de bunu burada bırakmam, evime geri götüreceğim” demiş, izin verilmediğinde çantayı kurs koordinatörünün kafasına fırlatmıştır. (yaş 54, yönetim kurulu başkanı)
  • Postacı model çanta sahibi “kendimi bildim bileli en sevdiğim renk mordur, başkaları en sevdiğim renk mor dediğinde bir fena oluyorum, tahammül edemiyorum!” dedikten sonra mor çantalı biriyle aynı grupta bulunmak istemediğini söylemiştir. (yaş 35, moda tasarımcısı)
  • Bel çantasını yere attıktan sonra “çantadan bana ne, ben kadının ruhuna bakarım... ama bu yaşıma geldim, kadın denen varlıkları çözemedim, üstelik ne zaman bu benim ruh-eşim desem, onunla seks yapmak istiyorum” demiştir. (yaş 61, emekli albay)

 

İlk bölüm-3. hafta: “En fazla kaç evimiz olmalıdır?” uygulaması gözlemleri:

 

Kiralık çanta uygulaması sonrasında belirlenen alt-grupların dağılımı:

inşaat mühendisleri grubu     4                      marangozlar grubu      5

mimarlar grubu                        3                      arsa sahipleri grubu    2

emlakçılar grubu                      7

Bildiğiniz üzere, çanta değiş-tokuş uygulamaları sonucunda katılımcıları gruplara ayırdık ve 3. hafta çalışmamızda, her grubun bir ev inşa etmesi ve o evi satmalarını, satamıyorlarsa evde neyin eksik olduğunu bulup, diğer gruplar ile imece usulü çalışarak evlerini, diğer grupların taleplerine göre mükemmel hale getirmelerini istedik. Bu süreçte tamamen serbest olduklarını; eve kaçak çatı katı çıkmak, yandaki evle tünel bağlantısı kurmak, evi tamamen yıkıp baştan yapmak, duvarları yıkıp evi tek bir oda haline getirmek, tuvaletle mutfağı iç içe sokmak ve akla gelebilecek daha birçok seçeneği hiç çekinmeden uygulamalarını istedik.

Aşağıda isim vermeden açıklayacağımız örneklerde kendilerini tanıyan katılımcıların kursun 2. bölümüne devam etmesi uygun görülmemiştir:

  • Başkalarına ait malzemeleri araklayarak kendi evinin inşaatında kullanma eğilimi göstermekle kalmamış, daha evvel rastlanmamış derecede ‘komplike’ bir evi olduğuna tüm kalbiyle inanmıştır. (öğretim görevlisi, yaş: 46)
  • "Bütün evler benim olacak, içindekiler de!" ifadesinin ardından "akşam gidecek bir evim yok" diyerek tutarsız davranışlar sergilemiştir. (serbest meslek sahibi, yaş 28)
  • Hiçbir aksaklık bulunmayan evi yıkıp, “daha iyi olabilirdi” diyerek tekrardan inşa etmeye kalkışmış, durum fiyasko ile sonlanmıştır. (ressam, yaş: 33)
  • Daha evvel tasviri geçen ve çanta değiş tokuş uygulamasında sorun yaşayan katılımcılar evlerin içine girip cenin pozisyonunda uyuma eğilimi göstermiştir, bu sebeple aktif bir katılım bile gösterememişlerdir.

Elediğimiz katılımcılar, kendilerini eksik hissetmeleri için bir sebep olmadığını er geç bir gün anlayacaklardır, üstelik hayatlarının başka bir döneminde kursa katılma onuruna erişmeleri kuvvetle muhtemeldir. Şayet aranızda kendini örneklerde tanımamış olup, bahsettiğimiz şahsiyetlerin yorumlarına gülerek üstünlük duyguları hissedenler varsa, kursumuzun 2. bölümü için biçilmiş kaftan olduklarını belirtmek isteriz. Kursumuzun üç etaptan oluşan 2. bölümü, olayların gidişatına göre değişme ihtimalini içinde bulundurmakla beraber, kabaca aşağıdaki gibidir:

4. Hafta: Kutudaki kelimeler

5. Hafta: Ben misin sen miyim o da kim?

6. Hafta: Yangın merdiveni

Önümüzdeki hafta her birinize vereceğimiz karton kutuların içinde, daha evvel doldurmuş olduğunuz fantezi envanterinin değerlendirilmesi sonucu sizi tanımlayan kelimeler karışmış bir halde bulunacaktır. Herkes kendi kutusundan rastgele seçeceği kelimeleri, kurs katılımcılarından arzu ettiklerine verecek, karşılığında onların kutusundan da verdiği adette kelime alacaktır. Dönüşümlü olarak ilerleyecek kelime alışverişi bütün gün sürecek, akşam evlerinize dönmeden evvel kendi kelimelerinizi eksiksiz olarak kutunuzun içine yerleştirebilme beceriniz sınanacaktır. Bu çalışma ile ilgili önceden hazırlık yapmanız beklenmemektedir fakat 5. Hafta yapılacak olan uygulama için idman niteliği taşıdığından, ciddiye alınmasında fayda bulunmaktadır.

Fantezi düzeyinde kalmanız dileğiyle,

Fantezi Yaşam Becerileri Kurs Koordinatörleri

Metin Açyürek ve Sevin Solmaz

 

***

 

Konu: FYK Bülten-03

Değerli Katılımcımız,

Bugünkü bültenimiz kursun sonuçlanması ardından yazılmış olduğundan fazla öznel yorum barındırmayacaktır. 4. haftada kutulardaki kelimler değiş-tokuş edilmiş, ardından herkes kendi kelimelerini bulma arayışına girişmiştir. 5. haftada ‘kursun sonu yaklaştı nasıl olsa, salıverelim gitsin’ düşüncesiyle katılımcıların içlerinden geldiği gibi davrandıkları, “ben çocukken...” ile başlayan cümleler kurup, kurdukları cümleleri uygulamaya başladıkları gözlenmiştir. 6. haftada bu eğilim devam etmiş, katılımcılardan birinin ‘yangın’ kelimesini telaffuz etmesinin ardından, koordinatörlerin oturduğu kürsünün arkasındaki kara tahtadan bir anda ortaya çıkan alev kurs alanına sıçramış, hemen akabinde ‘kurs alanını boşaltınız’ anonsu yapılmıştır.

Gözlemler:

“Berbat bir kurstu zaten, arızamı bile ortaya çıkaramadı!” diyerek pılıyı pırtıyı toplayıp kimseyle vedalaşmadan kurs binasından çıkan gencin (yaş 26, gece klubü girişinde koruma görevlisi) ardından “haftalardır delirmek için uğraşıyorum ama bir türlü muvaffak olamadım, pes ediyorum artık” diye söylenerek merdivenlerden inen hanımefendi (yaş 38, terzi) dışındaki katılımcıların yangın alanında kalmak için direnç gösterdikleri saptanmıştır. “Ne biçim yangın bu, ne yayılıyor ne duruluyor, sonsuza dek yanacak mı bu bina, adeta bir film seti” diyerek sigarasını tüttüren kadın, (yaş 57, psikanalist) yanından “ölmek istemiyorum” diye çığlık çığlığa bağırarak geçen genç kadına (yaş 22, satış asistanı) bakıp “yazık, daha pek toymuş” demiştir. “Zararın neresinden dönsek kârdır” diyerek parçalanmış karton kutuları yerden toplayan beyefendi (yaş 44, muhasebeci) içlerinde hiçbir kelime kalmamış olduğunu gördüğünde “dolandırıcı ruhlu, bütün kelimeleri zimmetine geçirdin di mi!” diyerek olayları gözlemlemekte olan hanımefendinin (yaş 38, yazar) yanı başında bitmiştir. “Ben kılımı kıpırdatmam, o kadar para verdim, gelsinler kurtarsınlar efendim,” diyen adamın  (noter, yaş 59) yanında oturan kadın (yaş 36, işsiz eski bankacı), “bu kitabın sonunu öğrenmeden dışarı adım atmam” diyerek elindeki ciltli romanı okumaya devam edince “başlatma kitabına, yürü çabuk, sensiz yaşayamayacağımı anladım” diyerek elindeki kitabı alıp alevlerin arasına fırlatan adam (yaş 31, asayiş sorumlusu) arasında ciddi boyutlarda bir kavga patlak vermiştir. “Bu kursta herkeste küçük muhabbet yapma tandansı vardı, bir de üstüne stigmatize olduk” diyen kadın (yaş 27, oyuncu) “ecnebiysen ecnebiliğini bilseydin de gelmeseydin kardeşim, anlayacağımız dilde konuş, kim olduğunu bile bilmiyorsun, sen benim kim olduğumu biliyor musun?” diyerek cebindeki İsviçre çakısını ovalamaya başlayan beyefendiye (yaş 39, borsacı) cevap olarak “ayıptır söylemesi, ben kendimi tanımıyormuşum, ama kendinizi tanıdığınız halde dürtülerinize hâkim olamıyorsanız benden daha ileri düzeyde olduğunuz çok açık, size merhamet duymaya başladım galiba,” demiştir. Bunu duyan koordinatör “artık bu kurstan bir fayda göremezsiniz, neredeyse empati kurmaya başlamışsınız siz” diyerek uyarıda bulunmuştur. “Şoförü çağırdım aşağıda bekliyor, acele edin, benim arabaya altı kişi daha alabiliriz” diyen gencin (yaş 19, DJ) yanında yürüyen kadın (yaş 29, öğretmen) “öyle demeyin, canım siz de…” diye mırıldandığı halde yanındakinden tepki alamayınca “ben konuşurken de’leri ki’leri birleştiriyorum, kafanız basmıyor galiba!” diye eklemiştir. Yangın merdiveni çıkışında kuyruk oluştuğunu gören koordinatör, müdahale için aşağı seğirttiğinde, daha evvel ‘ölmek istemiyorum’ diyen kadının (yaş 22, satış asistanı) dudaklarının, ikinci katı birinci kata bağlayan merdivenlerde, kazara araba sahibi gençle (yaş 19, DJ)  birleşmiş olduğunu görmüş, “gebereceğiz burada - hoppa noluyor ya - öpüşecek yer mi bulamadınız - ay atıvericim kendimi aşağı - yürüsenize be - ben öpecektim onu” kakofonisi arasından hemen geri çıkarak diğer koordinatöre “mahvolduk, birleşme başladı” demiştir. O ana kadar durağan seyreden yangın bir anda kontrolden çıkmış, katlanarak diğer bölgelere sıçramış, bir noktadan sonra can pazarı hali alan kurs alanı ve merdivenlerinde, kimin kiminle birleştiği toz dumandan ayırt edilemez hale gelmiştir.

Sonuç: Kurs binası tamamen yanmış olmasına rağmen katılımcıların tümü tek parça olarak kurtulmuştur. Son alevin sönmesine kadar bina başında nöbet tuttuktan sonra firar eden kurs koordinatörleri Sevin Solmaz ve Metin Açyürek’ten ise bir daha haber alınamamıştır.

Fantezi Yaşam Becerileri Kurs Süpervizörü

 

Aylin Sökmen Pazar, 20 Aralık 2009 tarihinden beri altZine'dedir.



Yazarın altZine'deki diğer işleri için tıklayın:

Aylin Sökmen

1979 İstanbul doğumlu. 2007 Altkitap Öykü Ödülü 'Bitmeyen' adlı öyküsüne verildi. Salt Okunur (2009) adlı bir öykü kitabı var.

aylin

Yazar hakkında detaylı bilgi: Aylin Sökmen
takip edin: 1061260918 677166248 rss
177180262